Bizden kim özür dileyecek sayin monşerler?

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

Bizden kim özür dileyecek sayin monşerler?

Mesaj tarafından KÖKBÖRİ Bir Ptsi Mart 02, 2009 12:21 pm

Yıl 1918 veya 1919.
Ermenilerin gemi azıya aldığı yıllar.
Defolup gidiyorlar memleketimizden.
Ancak yakıp yıkarak, vurup kırarak.
Benim "büyük büyük ninem" yani "babamın babaannesi" o zamanlar henüz sağ.
Adı; "Sultan."
Alçaklar Bayburt ta ve çevre illerde evlere girip, her şeyi yağmalayıp, insanları kaçırıp, çoluk çocuk yaşlı genç demeden katlederken sıra bizim eve geliyor.
Zaten Ninenin Kardeşleri; "Piri ile İrfani' nin" düşmana karşı direniş örgütlenmesi içinde oluşu nedeniyle, mimli bir ev bizimki.
Her neyse, Büyük nine düşmanın geldiğini görünce eve girip devasa kalınlıktaki demirli kapıyı kapatıyor ve sırtını kapıya veriyor.
Ancak eve girerken kahpe kurşunlardan biri sağ koluna değince kolu parçalanıyor.
Demirli pencerelerden, taş duvarlardan giremeyen alçaklar, evi kurşun yağmuruna tutuyorlar.
Bir hayli zorluyorlar girmek için.
Ancak zamanları sınırlı olduğu için defolup gidiyorlar sonra.
Evi arayamadıklarından evde bulunan bir miktar mühimmat ve atlar da ermeni yağmasından kurtuluyor.
Ama ne yazık ki Sultan Nine' nin sağ kolu kurtulmuyor.
"Piri ve İrfani" dedelerde.
Günler sonra askeri tabip geldiğinde mecburen kesiyorlar Nine' nin kolunu.
O günden sonra da adı, "Gobuk Sultan" oluyor.
Gobuk; Yöresel bir deyiş.
Anlamı; "Çolak, Kolsuz " demek.
Giden bir kol oluyor.
Kalansa; "Bir Gazi ismi ve asırlık kapıda parlayan kurşun izleri."
Nereden geldik bu konuya diyeceksiniz.
Şimdi şu "Ermenilerden özür dileme kampanyası başlatan akademisyenlere" benim de bir çift lafım olacak ta oradan geldik değerli okurlar.
Sayın çokbilmiş Monşerler! Vicdan numaratörleri! Pabuçlarımın akademisyenleri!
Bizden de özür dileyecek misiniz? İnanın merak ediyorum.
Zira anlayacağınız üzere, benim de bir hayli zulüm görmüş atalarım var.
Ermenilerce katledilmiş büyük dedelerim, kaçırılıp haber alınamamış akrabalarım, yağmalanmış dede mallarım var.
Bunlar için ben de bir özür beklemekle acaba çok mu aptallık etmekteyim Sayın Çokbilmişler.
Şimdi diyeceksiniz ki; "Zulüm gören sadece sen misin?"
Belki de haklısınız. O halde, ben şimdi beni geçiyorum. Bencillik etmiyorum.
Zira bu noktada takılacak olursam, liste inanamayacağınız kadar uzayıp gidecek.
Geçenlerde teşkilat yöneticisi bir arkadaşım; "ASALA' nın katlettiği diplomatlardan biri benim amcamdı" deyiverdi. Şaştım kaldım.
Belgrat' ta görev yaparken genç yaşta katledilmiş.
Ocaklarına dayanılmaz bir ateş düşmüş.
Ondan özür dileyecek misiniz? Bari onu söyleyin.
Hadi ondan da dilemediniz Sayın Aklıevveller!
Eski bir yönetici ağabeyimizin de büyük dedesi, Ermenilerce yakılmış anlattığına göre.
Üstelik diğer kardeşleriyle birlikte.
Onların torunlarından özür dileyin hiç olmazsa, "Sayın Üniversite Hocası Akıl Fikir Sahipleri."
Bayburt' ta, Kars' ta, Ağrı' da, Erzurum' da, Gümüşhane' de hangi kapıyı çalsanız, bir acılı hikâye dinlemeden gitmeniz mümkün değil.
O kapılardan birini çalın hiç olmazsa.
Çalın hadi. İstediğiniz kapıyı seçin.
Mesela; Şingah' ta, Tomlacık' ta, Taşındibi' nde, Veysel' de, Gençosman' da, Velişaban' da… İstediğinizi her hangi bir yerde.
İstediğiniz hanede, istemediğiniz kadar çok ve çeşitli; Zulüm ve katliam hikâyeleri dinleyeceksiniz.
Unutulanları boş verin gitsin. Sadece hatırlananları kale alalım isterseniz.
Ne dersiniz? Var mısınız? Yapalım mı?
İstanbul beyefendileri! Sosyetik sosyalistler!
Kod adı; Mağdurlar! Krem Şanti ezilenleri!
Şimdi tarih hakkında konuşuyorsunuz.
O tarihin sizi, hangi çöplüğe atacağını ise, asla düşünmüyorsunuz.
Kim bilir, belki de manevi atalarınızın(?) kazdığı kanlı kuyulara atacak sizi o Tarih.
O kuyuların hangileri olduklarını yukarıda yazdım.
O kuyuları Ermeniler, kendi kanlı süngüleriyle kazdılar.
İçine masum insanların yanmış etlerini, çocukların parçalanmış cesetlerini, ihtiyarların aksakallarını, Piri' yi, İrfani' yi ve Ninemin de bir kolunu attılar.
İster misiniz sizi de atalım o kuyulara?
İnanmıyor musunuz bu anlattıklarıma?
Hâlbuki İnsanlar hatırlıyor bunları.
Tarih hatırlıyor, izler yaşatıyor.
Dağlarda, taşlarda, uçan kuşta, inen akşamlarda harf harf, hece hece, cümle cümle yazıyor geçmiş.
Belgeler ve arşivler de, akıllarda ve zihinlerde yazıyor.
Hatta sizin aklanmak bilmeyen kirli alınlarınızdan bile bu kanlı geçmiş akıyor.
İsterseniz gelin tekrar okuyalım.
Veya siz aynaya, kendi yüzünüze bakın.
Tabi hala bakacak bir yüzünüz kaldıysa.
avatar
KÖKBÖRİ
Site Yetkilisi
Site Yetkilisi

Erkek Mesaj Sayısı : 288
Yaş : 34
Nerden : TURAN / Gölbaşı
İş/Hobiler : (:
Kayıt tarihi : 01/03/09

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz