Ergenekon Rol Değişiminden Başka Bir Şey Değil...

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

Ergenekon Rol Değişiminden Başka Bir Şey Değil...

Mesaj tarafından KÖKBÖRİ Bir Ptsi Mart 02, 2009 12:20 pm

Yazmayayım dedim dayanamadım...
Nasıl yazmayalım?...
Mevcut duruma muhalif herkes içerde...
İnsanların haysiyeti ile ulu orta oynanıyor, ülkeye yıllarca hizmet veren insanlar katil mesabesine indiriyor...
Yapılan saldırıları onuruna yediremeyen insanlar intihar ediyor...
Sonra, bunun adına "operasyon" diyorlar, televizyon ekranlarına çıkıp "herkes hukuka saygılı olmalı" mavalını okuyorlar...
Hukuk öncelikle kişilik haklarına saygıyı va'z eder. Kontrolü altındaki TV'den insanların onuruna saldırılmasına "tezgah" olanların "hukuka saygı"dan bahsetmesi komediden başka nedir?...
Şu hale bakın...
Alıyorlar içeriye koskoca adamları; Kemal Gürüz, Yalçın Küçük, Tuncer Kılınç ve benzerlerini ...
Tutuyorlar TEM'de birkaç gün. Yazdırıyorlar "kalemşör" medyaya "Andersen'den masalları".
Sonra "pardon" suçsuzsunuz diye salıveriyorlar...
Evler, tarlalar kazılıyor...
Ağaç diplerinden el bombaları, tarlalardan lav silahları çıkıyor...
Terörle Mücadelenin kurucusunun, kırk yıllık istihbaratçının evinde kroki çıktı diyorlar...
Evine üç metre mesafeye bazuka gömmüş...
Kuracağı örgütün elemanlarının listesini tutmuş...
Biz de inanıyoruz tabi...
Memleketin istihbaratını teslim ettiğimiz insanların haline bakın...
Darbe yapmak için gömdüğü silahların krokisini evinde saklar, suikast yapacağı Başbakan'ın evinin adresini aklında tutamaz; korkudan mutfakta sakladığı el bombalarını ağaç diplerine, otomatik silahları foseptik çukuruna atar...
Silah gömdüğü yeri aklında tutamayan bu adamlar mı darbe yapacaktı?
İnandık...
*****
Bundan on-oniki yıl önce Kemal Gürüz ve Tuncer Kılıç'ın lehinde sayılabilecek bir yazı yazacağımı söyleseler inanmazdım...
Ama insanoğlu hiçbir şeyi "yapmam" ve dahi "bana bir şey olmaz" dememeli...
"Mağrur olma padişahım" diyen ataları unutmamalı...
Şimdi bakıyorum da...
"Ergenekon" adı verilen operasyonlarda evlerinden toplanan insanlar bundan on-on iki yıl önce "28 Şubat ölmeyecek" naraları ile Başörtülü çocukları okullardan atıyor, muhafazakar olduğunu "hissettiği" memur, akademisyen ve askerleri fişleyip meslekten men ediyor, Cumhuriyet'in temel ilkelerinden olan "Milliyetçilik"i devletin "tehdit algılama" listesine dahil ediyordu...
Başbakanlık takip kurulunu hatırlayanınız var mı?
Dün bu kurullarda boy gösterip, haksızlığa uğrayanlara Avrupa Mahkemelerini adres gösterenleri hatırlıyor musunuz?...
Şimdi bu arkadaşlar haklı bir şekilde "hukuk" ve "kişilik hakları" diyorlar...
Zamanın sembol isimlerinden birisi "kafama basılması ruhumu incitti" diyor...
Anlıyoruz ki hassas bir insanmış...
Keşke aynı hassasiyeti geleceklerini kararttıkları çocuklara, memur, akademisyen ve askerlere gösterebilselerdi...
Talihe bakınız ki o zaman da kavganın arasına girip "yahu yapmayın, insaf edin!" diyen bizdik, şimdi de...
Aslında kavganın tarafları da, sebebi de belli...
Bu kavga, "28 Şubat 1000 yıl sürecek" diyenlerle, 28 Şubat'ın kuyruk acısını unutmayanlar arasındaki rövanştan başka bir şey değil...
Son durum iktidara ve operasyona maruz kalanlara ibret olmalıdır diye düşünüyorum...
"Ergenekon" meselesini muhalifleri susturma hareketine dönüştürenlerin ve on küsür yıl sonra rolleri değişenlerin kulaklarına küpe olsun...
Hiçbir zaman "bana bir şey olmaz" denmeyerek, gerçek hukuk devleti tesis edilmelidir...
Aksi takdirde yarın kavga değişmez sadece roller değişir...
Ben iktidara tutunmak için gözünü karartanların düştüğü hale üzülmüyorum, nitekim etme bulma dünyasında yaşıyoruz...
Üzüntümüz yılları, nesilleri ve enerjisi heba edilen milletimize dairdir...

memet aslan
avatar
KÖKBÖRİ
Site Yetkilisi
Site Yetkilisi

Erkek Mesaj Sayısı : 288
Yaş : 34
Nerden : TURAN / Gölbaşı
İş/Hobiler : (:
Kayıt tarihi : 01/03/09

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön

- Similar topics

 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz